Berna Müldür ile Uranyen Astrolojiyi keşfedin! Yıldız haritası analizi, astroloji eğitimi ve danışmanlık hizmetleriyle kendinizi tanıyın, geleceğinize yön verin.
Bildirimler
Tümünü temizle

BİLİNCİ YÜKSELTMEK CESURLARIN İŞİDİR

1 Gönderiler
1 Üyeler
0 Reactions
105 Görüntüleme
Eminebaran
(@eminebaran)
Sağlam Üye
Katılım : 2 ay önce
Gönderiler: 22
Konu başlatıcı  

Sana hiçbir şey kazandırmayacak olsa… yine de merhameti seçer misin?

Merhamet gerçekten güçsüzlerin sığınağı mı?

Yoksa gücünü kontrol edebilenlerin bilinçli tercihi mi?

Bazıları güçlü olmaktan korktuğu için merhamete sığınır.

Bazıları ise gerçekten güçlü olduğu için merhameti seçer.

Aradaki fark görünmez ama derindir.

Hiçbir beklentin yokken, karşılığında hiçbir şey almayacağını bilirken merhameti seçmek… İşte gerçek cennet budur.

Bir cennet hayalinin peşinde koşmak değil; cenneti kendi vicdanında inşa edebilmektir mesele.

İnsan kalabilmek kolay değildir.

Beklentisiz, hesap yapmadan, sırf insan tarafını güçlü tutmak için merhameti seçebilmek cesaret ister.

Acının içindeki şefkati görmeden gerçek merhamete ulaştım diyemezsin.

Egonun, özellikle de kibirli olanının, çözülmeden bu kapı açılmaz.

Çünkü merhamet, egonun değil idrakin alanıdır.

Bugün “hiçbir şeyi umursamamak özgürlüktür” diye bir düşünce yayılıyor.

Oysa hiçbir şeyi umursamayan bir insanın, sadece içgüdüleriyle yaşayan bir varlıktan farkı nedir?

Biz umursamak için buradayız.

Çünkü umursadığımız yerde var oluruz.

Kaçarak değil, yüzleşerek büyürüz.

Gerçek özgürlük, umursamamanın arkasına saklanmak değil; umursarken yanmadan merhameti koruyabilmektir.

Evet, merhamet bu dünyada her zaman kazandırmayabilir.

Sadece bu hayatı gerçek sayanlar için merhamet “zarar” gibi görünebilir.

Ama inancı bu dünyayı aşanlar bilir: Yüksek bir bilinç, hafif bir vicdan ister.

O hafiflik de ancak merhametle gelir.

Merhamet; kötünün içindeki iyiyi, yanlışın içindeki doğruyu görebilme cesaretidir.

Bu akılla değil, idrakle olur.

Zeka bazen kendini korumak için yanlışı seçebilir.

Ama idrak bütünü görür.

Parçaya değil dengeye bakar.

Görünmeyenle iş birliği yapar.

Evrenin ritmini hisseder.

Bu ritimde kalmak bilincinle çalışma antremanı yapmakla mümkündür, artı ve eksilerin hakikatin dengesi idrak edildiğinde merhamet kendiliğinden doğar.

Ve şimdi en zor soru:

Gerçeklerin tam ortasında dururken,

merhametini canlı tutacak kadar cesur musun?



   
Alıntı
Paylaş: